25 Şubat 2013 Pazartesi

Dogumunuz ve Eve Gelisiniz

Canim kizlarim, siz dogali dort bucuk ay oldu bile. Zaman cok hizli gececek demislerdi, simdi anliyorum, yeni dogmus hallerinizi simdiden ruya gibi hatirliyorum.


Dun gece Ayse sutunu ictikten sonra gulucuk atinca ilk defa aglamaya basladim. Benim kucuk kizim neler yasadin ve simdi gulebiliyorsun, ruya gibi uzakta hatirlasam bile yogun bakimdaki hallerinizi unutmama imkan yok. Kucucuk iskeletler ustune deri gecirilmis gibiydiniz. Sizi ilk gordugum an, kuvozdeydiniz solunum makinasina bagliydiniz, serumla besleniyordunuz ve her tarafinizdan kablolar cikiyordu; o an hissettigim sorumluluk ve sucluluk duygusunu hatirliyorum. Benim yuzumden geldiniz buraya ve ne haldeydiniz. İlk gunler size dokundurtmadilar, sonraki bir kac gun elimle sirtiniza dokunabildim. Oyle anlatilanlar gibi sevgi seli olmadi bende; panik, sucluluk, sorumluluktu ilk duygularim. Deliler gibi terledigimi hatirliyorum, lohusaliktan da olsa gerek bir yandan sirtiniza avucumu koyuyordum bir yandan da alnimdan terler damliyordu.
Sirasiyla siboba, kanule, sonra da serbest oksijene gectiniz, yine sirasiyla beslenmeniz serum ve midenize giden tuple oldu, en son biberonla anne sutune gectiginizde iki ay sonunda, sizi eve alabildim.




Dogduktan yaklasik  iki hafta sonra Leyla'yi ilk kucagima verdiler, bir kilonun ustune cikmisti tekrar. 1 hafta sonra Ayse'de bir kilonun ustune cikinca Ayse'yi de verdiler. Oyle sarmas dolas duramiyorduk tabii ki her tarafinizda kablo vardi ve monitore bagliydiniz kalp ritminiz ve oksijen saturasyonunuzun takibi icin. İlk gunlerde o kadar kasiliyordum ki sizi tutarken, gozlerimi monitorden ayiramiyordum, cunku degerlenirinizdeki inip cikmalara bagli  alarmlar oluyordu. Ciddi bir sey olmasa da her seferinde savastan cikmis gibi olup sanki iki saat egzersiz yapmisim gibi kollarim agriyordu yogun bakimi terkederken.

Aysem sen Leylam'dan daha zorlandin, Leyla agizdan tup ile (ogt) ile damla damla anne sutunu alip hazmetmeye basladi fakat sen hem sutu red edip geri cikariyordun hem de midenden yesil safra sivisi geliyordu. Doktorun hic bir canli sadece serumla beslenemez dedi bir gun, eve gittim her nefes alisimda karnim agridi. Sonraki iki gun icinde sen de hazmetmeye basladin. Bu sefer karnin sisti, REC baslangici dediler, ilgili yazilari okudum, okumamis olmayi diledim, bu buyuklukteki bebek ameliyat da olamaz dediler. Bagirsaginda enfeksiyondan suphelendikleri icin epey antibiyotik aldin. Sonraki gunlerde karnin da yavas yavas indi, REC i atlattin. sonra Aysem birden cisini yapamamaya basladin( tum bunlarin sirasini unuttum ama hepsi ilk on gun icinde oldu) sonda taktilar o daha 1 kilo bile olamamis bedenine. Lasiks diye bir ilac verdiler, bana da akcigerim su toplayinca vermislerdi-cis sokturucu bir ilac verdiler, verdiler , ure degerlerin kotuydu, yapamamaya devam ettin, bobrek cok kritik organ dediler, bir gun daha yapmazsa durum kotu dediler. Sonra ertesi gun bir cis yaptin ki durduramadilar bu sefer, bir kac gun cok cisten korktular cunku elektrotlarini duzenlemekte zorlandilar. Tum bunlarin arasinda bir gun ben seni ilk kucagima aldim.

Leylam leylam sende biraz daha duzgun gitti her sey ama uc haftalik kadarken birden atesin cikti  kan degerlerinde bir oynama oldu ve enfeksiyon kaptin. Sana da antibiyotige basladilar. Bir kac gune duzeldin ama bu enfeksiyon sirasinda vucudun yoruldugu icin siksik apne yapmaya basladin.

Vucudunuzdan kataterler cikana kadar ( yuzde yuz beslenmeniz anne sutune gecene kadar) hep enfeksiyon riskiniz devam etti, hatta hastanede kaldiginiz surece devam etti cunku periyodik olarak igneler girip cikiyordu bedeninize.
Sonra artik kilo alip nefesiniz duzelmesini beklemeye basladim, her sey daha sakindi, ananeniz hastaneye benle gelmeyi birakti, lohusalik donemim bitti, terlemem azaldi. Her gun saat 1 de hastaneye sizi gormeye gidiyordum. Sabah 8 de hemsire vardiyasi degisiyor, saat 9 da doktorlar vizitelerini yapiyor, saat 10 da ben ariyorum, kac gram aldiniz, gece apne yaptiniz mi diye. Bazi gunler gram almadiginiz olunca dayanamayip gece dort gibi ariyordum, cunku tartma her gece ucte oluyordu. Ilk zamanlar sabah telefonlarindan once de on dakka stresten karnim agriyordu, sonraki zamanlarda daha sakindim ( son hafta serbest oksijene gecip arada apne yapma ihtimaliniz olana kadar). Bir gun hastanedeyken doktor dedi ki: goz kontrolleri iyi gecmedi kizlarin , ROP lari var, ve  kontrol eden goz doktoru iyi hisler ile ayrilmadi dendi, bu sefer ROP ile ilgili arastirmalara basladim; okuduklarim yildiriciydi ama beklemekten baska yapilcak bir sey yoktu.

Iki aylikken once Leyla eve cikti 2 kiloydu, ananenizle donusumlu olarak gunduz gece basinda durduk ilk haftalarda nefes alisini izleyin dendigi icin, son bir haftadir ikiniz de apne yapmamistiniz ama yine de riskliydi. Dayiniza apne alarm makinasi gondertmistim ama makinalarin Turkiye'ye gelmesi haftalar surdu.

Leyla'dan 4gun sonra Ayse sen eve ciktin sen daha da kucucuktun sanirim 1800 gram ciktin hastaneden, beslenmen de biraz daha guctu, icemiyordun bogazina kaciriyordun sutleri. Ilk haftalarinizda Leyla seni ananen besledi, Ayse ben seni.

40 haftalik olana kadar (olmasi gereken dogum haftaniza gelene kadar) 3 kere ROP kontrolune gittik. Sonuncuya kadar hastaliginiz devam etti. Son kontrolde doktor artik retinalari tamamlanmis hastaliklari da bitmis dedi. Bir sonraki kontrolunuz bir yasinda, zira prematur bebeklerin goz bozukluk hastaliklari olma olasiligi cok yuksekmis.

Neden mi erken dogdunuz, hersey sans eseri oldu. Yasimdan dolayi amniyosentez yapmam gerekti, o konuda uzman olan Atil Yuksel'e gittim. Gel gor ki operasyondan bir hafta sonra asagidan su sizdirmaya basladim, cis kacirmadigima emindim, kendi doktorum Tamer Bey'e gittim. Sol bebegin (Leylam) suyu azalmis dedi; Atil Bey kontrolunde de ayni seyi dedi, bir hafta yattim, sonra ise geri dondum , fakat sizintim devam etti, 2 hafta sonra yine yattim. Bu sirada ananeniz geldi ve bana bebek gibi bakmaya basladi, zira tuvalet disinda kalmam yasakti. ( bu arada tirnak enfeksiyonu oldum ve tirnagim cekildi, hamileligimin ikinci ayinda dusup ayak bilegimde yirtik olup yine bir hafta yattigimi dusunursek, hamileligim en yatakli donemim oldu) Pazartesi gunu kontrolum olacakti, pazar gunu taksi ile mudo ve habitat a masa bakmaya gittik, cok yoruldum. Eve gelip yattim, ertesi gun kontrolde Tamer Bey'in yuzu allak bullakti, su keseni goruyorum dedi , eve bile gitme, taksiye atla hastaneye git dedi. Iyi ki ananeniz de benim ile gelmisti, Amerikan Hastanesine gittik ve beni ayaklarim yukarda yatirdilar, daha 27 haftalik olmaniza 1 gun vardi. 2 gun sonra ev tasiyacaktik. o iki gun icinde ne oldu bilmiyorum, bayram tatili olacakti doktorum Tamer Bey Bodrum'a gitmeden once ugradi, ben donene kadar dayan dedi, bol bol su ic dedi. Ben bol bol su icmeyi abarttim ve ikinci gun 9 litre su almisim (amerikan hastaneleri hemsireleri saatte bir su tuketimimi kontrol ediyordu ama nedense su tuketimimin 9 litre oldugunu kacirmislar) Sonucta ben ne oldugunu anlamadan nefes alamamaya basladim, su kustum (gece, o gece yanimda umut yatiyordu), akcigerin su toplamis dediler, emboliden korktular, ben yogun bakima kalktim, doktorum Tamer Bey Bodrum'dan apar topar geldi. Ayni gun babam geldi, onlar benden daha da kotu bir gun gecirmisler, bebeklerim daha fazla dayanmaya calistim ama sonda taktiklari icin yogun bakimda enfeksiyon basladi ve alinmaniz gerekti. hem benim hem sizin hayatiniz tehlikeye girmis.   Girisimi ameliyata hatirliyoum, sizin icinde doktorlariniz Petek Hanim, Berkan Bey ve hemsireleriniz Huru Hemsire ve Aysel Hemsire vardi. Ameliyattan ciktim geri yogun bakima girdim, yogun bakimdaki doktor ve hemsireyi unutmama imkan yok. Doktor kendi 6 aylik dogan yegenlerinin FB de bana fotolarini gosterip moral vermeye calisti, bebek yogun bakimdan haber alip bana bilgi vermeye calisti. Tatli kizlarim, orda anladim ki olmekten hic korkmuyormusum, yasadim, sevdim, sevildim ama tek korkum sizi yalniz birakmak oldu. Ertesi sabah yogun bakimdan ciktim ve 4 gun daha hastanede kaldim, her gun sizi iki kere gordum, sonra da eve ciktim. Kizlarim bu sira da Pelin, Aysegul, Bedus, Didem, Umut, Ceylan, Melis, isten Sibel hn beni hic yalniz birakmadi. Pelin bastan beri hep yanimdaydi, yogun bakima kalktigimi soylemek ona dustu, ben giderken sakin soyleme diye ciktim odadan.. Aysegul tekneden tatilini kesip geldi, Bedus, bir haftalik tatilinden Derin'ini birakip geldi, Didem'de 1 yasindaki Ali'cigi birakip geldi. Onlarin hakkini gercekten odeyemeyiz, tasinacagim gun, yogun bakima kalktigim icin, ananenizle, dedeniz hastanede oldugu icin, Pelin ve Murat tasidi evimizi. Onlarin verdigi ametist taslarini yogun bakimda kuvozunuze koyduk, ve siz cikana kadar hep ayakucunuzdaydi o taslar. Idil fersah fersah uzaktan hep yazdi ve aradi, Purlen ve Hande de. Dayiniz her gun aradi. Guldem, kendisi de 4 ay once benzer bir yoldan gectigi icin, benim yolumu aydinlatti, tokezlememi engelledi. Umarim hepsi ile tanisir ve kendiniz tesekkur edebilirsiniz.

Bu yaziyi yazmaya baslayali 6 ayligi gectiniz bile, size su an sevgimi tarif edemem. Daha once sevdigim bir adama beni ben yapiyorsun demistim, kizlarim siz beni kendimden daha iyi biri olmaya itiyorsunuz.

Leyla senin dogum kilon 1030, Ayse seninki 965 idi; ilk hafta ikiniz de kilo verdiniz, Leyla 900 lere ayse 800 lere dustun.

Hatirladigim kadari ile herseyi yazmaya calistim, hatirladikca ekleyecegim.